Digital Finance dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, stablecoin’lerin yalnızca kripto varlık kategorisinde değerlendirilmesinin yetersiz kaldığını savundu. Araştırmacılara göre bu tokenler ödeme, alım satım, teminat, mutabakat ve sınır ötesi para aktarımında kullanıldıkları için giderek özel para sistemlerine benziyor. Bu yaklaşım, düzenleme tartışmasının yalnızca token ihraç eden şirketlerin rezervlerine odaklanmaması gerektiğini öne çıkarıyor.
Stablecoin özel para sistemi yaklaşımı neyi değiştiriyor?
Stablecoin özel para sistemi olarak ele alındığında geri ödeme hakkı, rezervlerin likiditesi ve müşteri korumasının yanında daha geniş konular gündeme geliyor. Çalışmada ödeme sistemlerinin birlikte çalışabilirliği, kriz döneminde merkez bankasıyla ilişki, piyasadaki yoğunlaşma ve stablecoin’lerin ticari banka mevduatlarına etkisi temel başlıklar arasında gösteriliyor.
Araştırmacılar, hızlı büyüyen stablecoin arzının para politikası aktarımını ve bankaların kredi üretme kapasitesini etkileyebileceğini belirtiyor. Buna karşılık düşük maliyetli sınır ötesi ödemeler ve programlanabilir mutabakat, sistemin sağlayabileceği faydalar arasında bulunuyor. Çalışma tek bir düzenleme modeli önermiyor; özel para ihraç eden yapıların güvenilir biçimde çalışabilmesi için ortak standartlar, şeffaflık ve kriz yönetimi mekanizmalarının birlikte tasarlanmasını istiyor.
*Yatırım tavsiyesi değildir.

